Merhaba

Bu blog daha yeni doğum aşamasındadır. yani daha diagonal paslarımıza başlamadık. bloklar arası bağlantılarımızı sağlayamadık. çalışmalarımız iyi gidiyor başarılı olacağız mutlaka.

savunma çok hareketli

savunma çok hareketli
forlan villarreal de oynarken diadonal bir pas veriyor o sırada rakip takım 1 kişi fazla oynuyor.

5 Mart 2009 Perşembe

Yıllar yıllar önceydi...


Evet yıllar önce taa ortaokul yıllarında o mekaplarımızla yüzde yüz naylon formalarımızla yağmur çamur demeden taş üstü geçti yok taş üstü değil goldü tartışmalarıyla geçen kan ter içinde nefes nefese kaldığımız zevkli ve bir o kadar çekişmeli sınıflararası maçlar yaptığımız zamanlarda geçen bir hikayeyi paylaşmak istedim sizinle.
bahsettiğim yıllarda sınıflararası şampiyonalar düzenlerdik. Bu şampiyonalar gerek fikstürlerin belirlenmesi gerek eşleşmeler gerekse maç önü maç sonuyla bizim için tam bir dünya kupası heyecanı ve zevki taşırdı.
yine o yıllardan birinde bizim sınıfın (o zaman orta 2 ydik) tüm okulda (lise kısmı da dahil) yüzde yüz favori olduğu bir turnuvaya başlamak üzere tüm hazırlıklar tamamdı artık ilk maçımızı beklemeye başlamıştık.
ilk maçımızı 2/c sınıfıyla yapacaktık 2/c ler ortalama bir takım diyebileceğimiz asla bize rakip olamayacak ama açılış maçımız olması sebebiyle heyecanla beklediğimiz bir rakipti. bu şartlarda maç günü geldi çattı maçın başlamasına dakikalar kala 2/c li arkadaşlar sınıflarına başka bir şehirden yeni gelen ali isminde bir arkadaşları olduğunu ali nin henüz maça gelmediğini ve o gelmeden maça çıkmayacaklarını söylüyorlardı. tabiki böyle bir bekleme olamazdı bu iş ciddi bir işti ne de olsa okul şampiyonasıydı maç saatinde gelirse oynar yoksa maç onsuz başlardı. ve öyle de oldu ali gelmedi ve maç başladı. maçın başlamasıyla zaten favori olan bizim sınıf müthiş bir baskı ve futbolla golleri sıralamaya başladı keyfimize diyecek yoktu. ilk yarı sonunda bizim için harika bir tablo vardı 4-0 ezici bir üstünlük ve harika bir başlangıç.
ikinci yarı düdüğü tam çalınacaktı ki 2/c liler sevinç çığlıkları atmaya başladılar çünkü uzaktan zayıf kısa boylu ayağına en az 2 numara büyük gelen spor ayakkabılarıyla çekingen ve tedirgin bir yürüyüşle ali geliyordu. neyseki 2. yarıya yetişmişti ali ve maç onunda gelmesiyle tekrar başladı. baldı başlamasına ama az önce çekingen ve tedirgin olan ali gitmiş yerine sol ayağıyla çalım üstüne çalım atan durdurulamayan birisi gelmişti işimiz çok zordu.
o gün o maçta futbolda geri dünüş ne demektir rakipte nasıl bir psikoloji yaratır çok acı bir deneyimle anlamıştık. maç ali nin attığı 5 golle 4-5 2/c sınıfının galibiyetiyle bitmişti.
dip not: söz konusu kahramanın tam adı ali birsen dir. yıllardır hiçbir arkadaşım hiç haber alamamış kendisinden belki bu yolla ona ulaşabiliriz. en son üniversite eğitimi için trabzona gitmiş sonrasında ise haber yok.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder